Seri Üretime Meydan Okuyanlar: Ankara'da Özgün Zanaatın Nabzını Tutan 4 Durak Kopyası
- 29 Mar
- 5 dakikada okunur
Günümüzde artık nereye baksak hep aynı takıları görüyoruz. Bütün mağazalar fabrikasyon ve birbirinin kopyası ürünlerle dolu. Açıkçası biz bu durumdan biraz sıkıldık. Üzerimizde taşıdığımız takıların sadece sıradan bir süs olmasını istemiyoruz. Onların bir emeği, bir hikayesi ve özel bir tasarımı olması bizim için çok daha önemli.
Kendi tarzımızı ararken Ankara'da gerçekten çok güzel ve farklı yerler keşfettik. Bu mekanlar o bildiğimiz seri üretime hiç benzemiyor. İçlerinde kendi elleriyle takı tasarlayanlar da var, harika doğal taşlar ve otantik motifler getirenler de var. Eğer siz de herkesle aynı şeyleri takmaktan yorulduysanız kesinlikle doğru yerdesiniz. Hadi gelin kendi tarzınızı bulabileceğiniz bu 4 özel mekana hep beraber göz atalım.

Havada Bohem kokusu var: Naga
Naga Kızılay, Selanik Caddesi’nde bulunan butik bir işletmedir. Mekânımız, ahşap duvarları ve içeri adımımızı attığımız gibi burnumuzda tüten tütsü kokusuyla ziyaretçilerine sıcak bir karşılama sunuyor. Dükkanımız iki kısma ayrılmış bulunmakta; ilk kısmı bohem ve alt kültürünü yansıtan yüzük, küpe ve kolye gibi aksesuarlardan oluşurken, ikinci kısmını hippi tarzından esinlenilerek dizayn edilmiş şalvar ve gömlekler yer alıyor.

Kapıdan ilk girdiğimizde bizi bir raf dolusu, farklı şekil ve kokuda tütsü karşılıyor. Çeşit çeşit, farklı seçenekler arasından elimize geçen tütsüleri koklarken gözlerimizin yavaş yavaş kapandığını ve her bir koklamada sanki başka bir boyuta ışınlanıyormuş gibi mest olduğumuzu hissediyoruz. Tütsülerin fiyatları 50–220 TL arasında değişen bir aralığa sahipti. Fiyatlar bizi tatmin etti ve farklı esans seçenekleri de beklentilerimizi karşıladı.
Dükkanın orta kısmında, raflara özenle asılmış; farklı boncuk ve tüylerden, el emeği ile yapılmış otantik küpelerle selamlaşıyoruz. Küpe çeşitliliğine hayret ediyor ve ellerimize satıcıların tutuşturduğu hasır alışveriş sepetlerine, kendi zevkimizi yansıtacağına inandığımız birkaç küpeyi koyuyoruz.
Dükkanın derinliklerine doğru, farklı özelliklere ve şekillere sahip doğal taşları görüp ilgimizi onlara yönlendiriyoruz. Doğal taşlardan pembe kuvars, ametist, lapis lazuli, aventurin gibi doğada şifacı özelliği ile bilinen taşlar, saçtıkları enerjiyle bizi etkisi altına almayı başarıyor. Çeşitlilik ve farklı boy seçenekleri olsa da fiyatları bize pahalı geldi. Özellikle küçük taşların fiyatları 300 TL’den, büyüklerinki ise 2000 TL’ye kadar uzanıyor.
Kafamızı çevirmemizle, sehpanın üzerinde ahşap büyük bir sepetin içine adeta bir balığı kovaya atmış gibi görünen, farklı şekil ve ölçüde bir yığın yüzükle karşılaşıyoruz. Elimizi sepete daldırdığımız anda, avucumuzun içine düşen şekiller arasında kendimizi kaybediyoruz. Naga, sadece çelik yüzük değil; ayrıca metal, plastik ve tel seçenekleriyle de seçenek çıtasını yükseltiyor. Yüzüklerin fiyatları boyut ve materyallerine göre değişkenlik gösteriyor. En uygunu 95 TL’den başlarken, en pahalı yüzükler 550 TL’den başlıyor.
Yüzük fiyatları orta bütçeli olan bu mekânda dolaşırken, ayağımıza takılan karton kutuların üzerindeki yoga matları ve tarot kartları dikkatimizi çekmeyi başarıyor. Farklı markalardan, deniz aşırı ülkelerden getirilmiş tarot kartlarını elimize alır almaz incelemeye başlıyoruz. Aşk kartları, mistik okurlar, işaret kartları, oracle kartları gibi seçkilerin mevcut olduğu dükkânda, kartların arkasını çevirdiğimizde fiyatların 700 TL ile 1500 TL arasında olduğunu görüyoruz. Fiyatları piyasaya göre pahalı buluyor ve yolculuğumuza devam ediyoruz.
Dükkanın içi, sanat eserlerinin küçükleştirilmiş modelleri gibi minyatür ve ilgi çekiciydi.
Instagram: @nagaelsanatlari

İngilizce Öğretmenliğinden Takı Tasarımcılığına Uzanan Bir Serüven: Geepoint by Gülden Tayanç

Doğal taşlar ve gümüşün bu kadar uyumlu olabileceğini hayal ettiniz mi? Gelin, bir hobi sayesinde ortaya çıkan profesyonel bir markayı, İngilizce öğretmenliğinden takı tasarımcılığına uzanan bu ilham verici serüveni hep beraber seyredelim. Eski bir İngilizce öğretmeni Gülden Tayanç,
emekliliği sonrası uğraştığı hobiyi 2007 yılında bir takı markasına dönüştürdü. Gülden Hanım için Geepoint, satış yaptığı bir mağazadan çok daha fazlası. Kendi başarısı ve cesaretini öylesine benimsemiş olacak ki, insanın kendisine bir şans vermesinin ne kadar değerli olduğunu felsefesi olarak belirlemiş. Bu felsefeyle yola çıkan Geepoint, kendi takılarını tasarlamak isteyenlere yardımcı olmayı ilke edindi. Bunu da özellikle Gülden Hanım’ın takı yapımını öğrettiği atölyelerinde görebiliyoruz. En ilham verici noktalardan biri ise, Gülden Hanım’ın markası hakkında ileriye dönük fikirleri. Yalnızca Türkiye’de çıkan değerli madenlerle bir koleksiyon hazırlamak, onun hayallerinden biri. Tunalı’nın merkezinde, Ertuğ Pasajı’nda meraklılarını bekleyen Geepoint, takı satın almayı düşündüğünüzden çok daha keyifli bir tecrübe haline getiriyor.
Eminiz ki takı sevdalıları, fabrikasyon ve birbirinin kopyası ürünler görmekten çok sıkıldı. Her gün üzerimizde taşıdığımız, hayatımızın her anına tanıklık eden takılarımızın bize özel olması ve arkasında böyle bir hikâye taşıması, bizce harika bir fikir! Bizimle aynı düşünüyorsanız, el emeği takılarla dolu Geepoint’e bir uğrayın deriz!
Instagram: @geepoint_taki

Burada Müşteriler Tasarımın Bir Parçası: Ballade Art

Takılara biraz meraklıysanız, bir takının insana ne kadar çok anlam ifade edebileceğinin farkındasınızdır. Bazen hiç çıkarmadığımız bir yüzük, bazen sevgilimize hediye ettiğimiz bir kolye… Hepsi bir aksesuardan daha fazlası, hepsi bizlerden birer parça taşıyor. İster kendinize alın ister bir sevdiğinize hediye edin, bir takının yapılış sürecine dahil olmak, bizce birçok şeyi çok daha anlamlı kılıyor. Tunalı Hilmi Caddesi’ndeki Ertuğ Pasajı’nda sizleri bekleyen Ballade Art, işte tam da bu düşünceyle yola çıktı. Alper Karabak tarafından hayata geçirilen bu marka, takılarını tasarlarken yalnızca değerli madenleri eğip bükmüyor, müşterisinin fikir ve hayallerini hayata geçiriyor. Tasarımların parçası olmaya önem veren bir müşteriyseniz, buraya bir uğrayın deriz! Sıkı tutunun, yolunuz buraya düşerse kendinizi tarihi bir yolculuğa çıkmış gibi hissedebilirsiniz. Çünkü Ballade Art, herkese hitap edebilecek sade tasarımlarının yanı sıra, tarihi ve mitolojik figürlere de sık sık yer veriyor ve onlardan çokça ilham alıyor. Bir Spartalı miğferi şeklinde tasarlanmış kolye ucu veya bir Bizans sikkesi şeklinde yüzük… Tunalı’dan geçmişe açılan bir kapı… Tarihin tozlu sayfalarında bir de benim dokunuşum olsun diyorsanız, Ballade Art tam size göre!
Instagram: @balladeart

Eski Takıların İçinde Kaybolduk: Antikacı Vural

Antikacı vural Tunalının saklı hazinesi: Antikacı vural, Tunalı pasajında dolaşırken gözümüze takılan vitrin süslemesiyle bizi bir anda içine çekmiş bulundu. Dükkana girmemizle bizi karşı konulamaz bir tütsü kokusu karşıladı. Bu küçücük dükkanın içine sığdırılmış dünyaları keşfetmek umuduyla gezimize başladık .Baktığımız her köşede bu gizli kalmış hazinelerden bir parça daha gözlemleme şansımız oldu .İlk dikkatimizi çeken nokta dükkanın içinde bulunan ahşap komidinler oldu. Komidinlerin kapağını açtığımız anda karşımıza takı dolu bir çekmece çıktı ve elimizi daldırarak çekmeceyi karıştırmaya başladık. Çekmecenin derinliklerinde eski, bazıları da paslanmış küpeler arasında elimize ilk geleni karma karışık takı tufanından çıkararak birbirimizin ellerindeki takılarla karşılaştırmaya başladık. Takıların fiyatları 30Tl-1500 arasında değişkenlik gösteriyor.Bazı takılar iyi durumda ve kullanılabilirken bazıları da paslanmış ve çiftleri kaybolmuş bir şekilde yığının üzerine serpilmişlerdi. Takıların üzerinde fiyat etiketleri olmaması da fiyat skalamızı ayarlarken sıkıntı yaşamamıza sebep oldu.Ürünlerin karışıklığından kafamız karışmış olacak ki dükkanın sahibi Vural bey yanımıza gelip bizimle işletmesi hakkında konuşmaya başladı. Ailecek yaptıkları antikacılık işini genişletip simdiki haline getirmenin verdigi gururla eskiciligin onemine vurgular yapti.Konusmamizi surdururken gozumuzun kaydigi gumus broslarla donatilmis kisima giderekten takilarin isiltisi gozlerimizi kamastirmaya yetmisti. Bros reyonundaki broslarin bazilari paketlerin icinde bazilari ise acik bir sekilde sergileniyordu.Kendimize en cok uyacagina inandigimiz 3 tane brosu yanimiza alarak dukkandan ayrildik ve yeni yerler kesfetme umuduyla yolculugumuza kaldigimiz yerden devam ettik.
Instagram: @antikaci_vural

Yorumlar